Aldatılan hangi soruları sorar

Ağustos 16, 2008

Eşinizin sizi aldattığını öğrendiniz. Aklınıza ilk gelen şeyler eşinizle sevgilisi hakkındaki detaylardır. Örneğin ona ne hediyeler aldığı, özel bir şarkıları olup olmadığı ya da ona maddi anlamda destek olup olmadığı ona sormak isteyeceğiniz soruların başında gelir. Bu yasak ı öğrendikten sonra eşinize sormanız gereken bazı temel soruları sizin için derledik. Duymaya hazır mısınız? Başka bir kadınla ilişkiye girmeye karar verdiğinde bunu kendine nasıl açıkladın? de gibi duygusal dünyalarında olup biten şeyleri arkadaşlarıyla konuşma, paylaşma isteği duyar. Fakat karşı cinsler arasında kurulan arkadaşlıkların bir sınır çizgisi vardır her zaman. hayatlarında yaşadıkları problemlerini karşı cinsten bir arkadaşlarıyla paylaştıklarında onlara zayıf bir yanlarını göstermiş olurlar. O insani duygusal olarak yakınlaştıklarını hissederlerse de işi cinsellik boyutuna taşımaya meyillidirler.

Aynı şey için de geçerlidir. Bir kadın karşı cinsten bir arkadaşına ilişkisinde yaşadığı problemleri anlattığında kendisinin mutsuz olduğunu ve bir anlamda yeni bir ilişkiye açık olabileceğini de belirtiyor olabilir.

Yanlış olduğunu bile bile neden bu kadar uzun sürdü?
Uzun süreli bir ilişkideki durağanlığın aksine yasak aşkların taraflara yaşattığı heyecan ve tutku seneler boyu sürebilir. Bu bağlamda eşlerini aldatanlar sevgililerine adeta bağımlı olduklarını söylemek mümkün. ‘Diğerini’ ne kadar itmeye çalışsalar da her defasında adeta bir mıknatıs gibi yasak ilişkilerine doğru çekilirler.

Yasak ilişki nasıl başladı?
Yasak bir ilişkiyi başlatan neden çoğu zaman o ilişkinin devam etmesine yol açan nedenden farklıdır. İlişki bir cinsel çekim yüzünden başlamış olabilir fakat uzun sürmesinin nedeni tarafların duygusal bir şeyler paylaşmaya başlamalarıdır. Ya da bunun tam tersi iki insanın birbirine hissettiği yoğun duygularla başlayan bir ilişki daha sonra sadece cinselliğin yaşandığı bir formata da dönebilir.

Onunla ilk kez seviştikten sonra kendini suçlu hissettin mi?
Bazıları eşlerini aldatmaktan dolayı hiç suçluluk hissetmez. Bazıları da eşlerinin dışında başka bir kadınla seviştikten sonra kendilerini suçlu hissedebilir. Fakat bu suçluluk duygusu onları bu ‘günahı’ tekrar etmekten alıkoymaz.

Bazı yaptıkları şeyden o kadar büyük bir utanç duyar ki eşlerini aldattığı kadınla ilk fırsatta tekrar beraber olarak seksten aldıkları doyum hissini yaşayarak suçluluk duygusundan kaçmak ister. Yasak yaşayan erkeklerin bir kısmı ‘kimseye herhangi bir zarar vermiyor’ mantığıyla hareket ederek yaptıkları şeyi bir mantığa oturtmaya çalışır.

Böyle bir şey yaşarken hiç beni düşündün mü?
Aldatan eş eşini düşünse zaten böyle yasak bir ilişkiye girmez bunu unutmamak lazım. Aldatmak aldatılan değil aldatanın gerçekleştirdiği bir eylemdir. Fakat aldatılan eşler genelde aldatan kocalarının bu işi yaparken direk kendilerini hedef aldığını düşünür ve bu yasak ilişkiyi öğrendikleri zaman kocalarına ‘Bunu bana neden yaptın?’ diye sorarlar. Fakat asıl konu şudur ki aldatan başka bir kadınla beraber olmaya karar verdikten sonra eşlerini zaten düşünmezler.

Ona evliliğimiz hakkında neler anlattın?
Bu soru erkeğin evliliğine olan bağlılığını sorgularken aynı zamanda da eşin yaşadığı yasak ilişkinin duygusal boyutunu irdeler. Aldatan erkeklerin bazıları sevgililerine eşlerinin olumlu yanlarını anlatır. Bazıları ise eşlerinin soğuk ve mesafeli olduğunu söyler. Eğer eşinizi aldatıyorsanız evliliğinizle ilgili olarak sevgilinize anlattığınız şeyleri eşinize de anlatmanız gerekir. Böylelikle eşinizle olan problemleri karşılıklı konuşup tartışma olanağı bulabilirsiniz.

Aç kapını, ben geldim!

Ağustos 12, 2008

Siz beyaz atlı prensinizi bekliyorsunuz, o ise bir türlü gelmek bilmiyor. Peki neden sizinle ilgilenen ‘diğerlerine’ kalbinizin kapılarını kapalı tutmakta ısrar ediyorsunuz.Etrafınızda sizinle ilgilenen insanlar var. Peki siz bu insanlarla ilgileniyor musunuz? Asıl sorulması gereken soru bu! Her zaman birileri çıkıp sizinle ilgilendiğini söyleyecektir, ama önemli olan sizin ne hissedeceğinizdir. böyle bir şey işte… Her gönüle kalp çarpmıyor. Sorun şu ki, istediğiniz kişiyle beraber olmalısınız. Karşınızdaki insan size karşı çok güçlü duygular besliyor diye, onu kırmamak için deneme yanılma yöntemiyle bir ilişki yaşayamazsınız. Her zaman isteriz Çünkü bir savaştır ve insan savaşmadan yaşayamaz. Kimse bunu farketmez ama her mutsuz biten hikayesi, bir savaşın sonudur ve bu savaş, aslında bizi biraz daha güçlendirmiştir. Her savaş sonunda, artık sorunsuz bir sevda yaşamak istediğimizi haykırır dururuz etrafa. Güven duymak, mutlu olmak isteriz. Güveni seçip sıkıldığımızı gördükçe de, fırtınalı aşkları daha çok ararız. Tekliflere kapalı olmayın Hayallerinizdeki henüz gelmediyse, ömrünüzü onu bekleyerek geçiremezsiniz. Bu arada sizinle ilgilenen insanlar da sizden vazgeçmek bilmiyor… Etrafınıza bir bakın. Mesela uzun zamandan beri iş arkadaşınız size akşam yemek yemeyi teklif ediyor. Neden olmasın? Ya da yıllardır dostum dediğiniz arkadaşınızın sizinle özel olarak

ilgilendiğini farkettiniz. Tabii ki insanın birkaç hayrana ihtiyacı var; ne kadar güzel, alımlı, kültürlü, yetenekli olursanız olun, karşı cinsten birinin bunu onaylamasını beklersiniz. Tabii ki bunu duymak isteyeceğiniz kişi, sizin kalbinizi yerinden uçuracak biri olsa herşey daha da güzel olur.

Olmasa da deneyin!

Kendinizi dışarıya kapatmamanız gerekiyor. Çok ta fazla istekli değilsiniz ama teklifini kabul ettiniz. Fakat beklediğiniz gibi ilginizi de çekmedi… Arkadaşınıza karşılık verememek sizde baskı yaratıyorsa bunu atlatmanın bir yolu var. Kendinize ait zaman dilimi ayırmak. Eğer hisleri gittikçe kuvvetleniyorsa ve sizin hislerinizde hala bir değişiklik yoksa, ama beklemek ve zaman tanımak istiyorsanız, kendi kendinizle kalmayı deneyin. Kendinizi dinleyin ve ne isteyip ne istemediğinize karar verin. Ondan uzaklaşmanız, hem sizin duyduğunuz baskıyı azaltır, hem de sizin daha rahat karar vermenizi kolaylaştırır.

Neler yapabilirsiniz?

Ruhsal sağlığınızı etkileyen bu duygu yükünden kurtulmak için fiziksel faaliyetler yapabilirsiniz. Spor ve yürüyüş yapın, bisiklete binin, step sınıflarına yazılın. Bütün bunlar vücudunuzu güçlendirdiği gibi stresinizi de azaltacak. Ailenizle ve arkadaşlarınızla sağlam ilişkiler kurmak ise ruhsal sağlığınız için önemlidir.

Bütün bunlara rağmen beklediğinizi bulamadıysanız ve bu yükü kaldıramaz hale geldiyseniz, ona hep arkadaş kalacağınızı anlatın.

Sevdiğinizi söyleyemiyorsanız

Ağustos 12, 2008

“Sevdiğinize ’seni seviyorum’ demenin binbir yolu vardır. İşte bunlardan bazıları… sözcüklerini söylemek her zaman çok kolay olmayabiliyor. Kimimiz de hissettiğimiz şeyleri çoğu zaman söyleyemiyoruz bile. O halde bize kulak verin. İşte size duygularınızı kelimelere dökmenin on etkili pratiği! Kelimeler ağır geliyorsa Sevgilinize karşı hissettiklerinizi dile getirmenin, beraberinde neler getireceğini hiç düşünmeyin. ‘Seni seviyorum’ cümlesinin, size bir kurşun kadar ağır gelmesinin nedeni, belki de bu iki kelimenin sonsuz anlamlar içerdiğini düşünmenizden kaynaklanıyor. Bırakın bilsin Sevdiğinizi söylemeye zorlandığınızı bırakın bilsin. Aksi takdirde, aşktan ve sevgiden bahsetmemeniz nedeniyle onu yeterince sevmediğinizi düşünebilir. Neden olduğunu bilmediğiniz gerçek duygularınızı ifade etmekte güçlük çektiğinizi ona anlatın. Bazen bu; ’seni seviyorum’ demek kadar etkilidir. Alıştırma yapın Sevginizi çevrenizde de dışarı vurmakta zorlanıyorsanız, ’seni seviyorum’ cümlesinin etkisini, ilk olarak arkadaşlarınızda deneyin. Onların vereceği pozitif tepkiler, sevgilinize de duygularınızı ifade etmeniz için cesaretlendirecektir sizi. ı okuyun Eğer, ‘Seni seviyorum’ cümlesini, nasıl ve hangi şartlarda söyleyeceğinizi bilmiyorsanız, filmlerine başvurun. Bazen konuları çok saçma gelse de konu kitaplar okuyarak, gerçek hislerinizi ifade etmek adına cesaret alabilirsiniz.Duydularınızı anlatın Duygularınızı ifade ettikten sonra ilişkinizin

hassas bir döneme gireceğini düşünebilirsiniz. Ama kendinize bir de şu soruyu sorun; ona bu kadar aşıkken ve sevildiğinizden bu kadar eminken neden gerçek duygularınızı birbirinizden saklayasınız? Belki de, ilk adımı o da sizden bekliyor…

Günlük tutun
Söylemek isteyip de söyleyemediğiniz duygularınızı, gördüğünüz bir filmin, dinlediğiniz bir şarkının siz de uyandırdığı hisleri düşünerek bir deftere not edin.

Asla çok geç değil
İlişkiniz ne kadar uzun süreli olursa olsun, onu sevdiğinizi söylemek için asla çok geç değil. Aksine, ne kadar uzun süre sonra söylerseniz duygularınızdan o kadar eminsiniz demektir. Ayrıca, karşı taraf içinde, uzun bir bekleyişten sonra beklediği sözcükleri duymak daha değerli olacaktır.

Sonraki Sayfa »

Lazer Epilasyon Lazer Epilasyon