Beyaz’ın Hacivat hali

Ağustos 12, 2008

Karagöz Niçün Katledildü’ filminin oyuncuları, çekimler için haftalardır Bursa’nın Orhaneli ilçesinde kamptalar. Sete getirilen televizyonlar sadece milli maçlarda açılıyor. Karagöz Niçün Katledildü?’ filminin çekimleri Bursa’nın Orhaneli ilçesinde Ezel Akay yönetiminde hummalı bir şekilde devam etmekte. Haftalardır çadır kentte konaklayan oyuncular, ortama ve rollerine iyice adapte olmuşlar. İşte karşınızda olarak izleyeceğimiz ıt Öztürk, Karagöz olarak izleyeceğimiz Haluk Bilginer ve filmin diğer oyuncuları. - Gördüğüm kadarıyla burada tam bir kamp hayatı yaşıyorsunuz. Gelen televizyonlar bile bir kenara atılmış görünüyor. ıt Öztürk: Milli maç hariç düğmesine dokunmuyoruz bile diyebilirim. - Nasıl geçiyor peki günler? B.Ö: Bir kere çok rahat uyuyorum. Uykumu kaçıran her şeyi unutmuş, sıfırlamış gibiyim. Her gün ata biniyorum. Yakındaki köylere bile gitmeye başladık. - İstanbul’dan uzakta kalmış olmak hayatını değiştirdi diyebilir miyiz? B.Ö: Rahmetli babamın memleketi Artvin’e gittiğimde de benzer bir süreçten geçmiştim. Ne kadar değiştiğimi orada anladım. Ben böyle yaşamamalıyım, demiştim o zaman. O günden beri gece çok dışarı çıkmıyorum. Soruna dönecek olursam, burası da o anlamda çok iyi oldu, doğal ortam ilaç gibi geldi. Baktım ki oturup, uzun uzun sohbet etmeyi özlemişim.

- Daha önce reddettiğin projeler var. ’a ‘evet’ demende en önemli etken ne oldu?

B.Ö: İşi matematiğe dökersek, ‘evet’in yüzde 50 sebebi Ezel’dir. 35-40 Haluk Abi, 10-15 de senaryo diyebilirim.

- Ünlülerin olduğu filmlerde oynamam, demişsin.

B.Ö: Ben asla böyle bir şey söylemedim. Bu da hakkımda çıkan yüzlerce yalan yanlış haberden bir tanesi.

- Peki daha önce gelen teklifleri geri çevirmenin nedeni neydi?

B.Ö: Kendimi içinde gördüğüm bir proje gelmedi bugüne kadar. Rolün altından kalkamayacağımı düşünüp, filmlerini mahvetmeyeyim diye girmediğim bir sürü proje oldu. Bir türlü cesaret edemedim.

- Karagöz Niçün Katledildü? seni korkutmadı mı peki?

B.Ö: Ezel Akay’ın ilk filmi Neredesin Firuze’den çok etkilemiştim. Bu işin içinde de Ezel’in olması rahatlattı beni. Diğer yanda bir de Haluk Bilginer faktörü var. Karşımda Haluk Bilginer olunca ister istemez oynuyorum.

- Televizyonda farklı tiplemeler yapıyor olman, bu filmdeki işini kolaylaştırıyor mu sence?

B.Ö: Televizyondaki tiplemeleri, yapabildiğim, onların altından kalkabildiğim için yapıyorum. Oysa burada durum farklı. Canlandırmam istenen bir karakter var ve ben onu oynamak zorundayım.

- ’ı oynuyor olmak nasıl bir duygu?

B.Ö: Ayrıcalıklı. Üstelik bundan sonrakiler hep bizleri referans alacak, yükümüz ağır yani.

- ve ’ın kesiştikleri noktalar neler?

B.Ö: Ben Türkiye’de televizyonda mizahla uğraşan 6-7 kişiden birisiyim. 200’e yakın stand-up yaptım. Sokakta başıma gelenleri, hep güldürmek zorunda olmanın ne anlama geldiğini, kalabalık önünde nasıl davranılacağını, en arkadaki insanla bile göz teması yapmanın ne kadar önemli olduğunu iyi biliyorum. da bir yerde o dönemin stand-up’çısı. Onu anlamam, özdeşleşmem bu anlamda hiç zor olmadı.

- Karagöz mü, mı desem?

B.Ö: Herkes gibi ben de Karagöz’ü daha çok seviyorum. Mizahı yapan Karagöz’dür. daha entelektüel, daha çapkın, daha bilmiş bir tip. O, A-B’ye oynuyorsa, Karagöz de C-D’ye oynar.

- Yüzüne ağır makyaj yapılıyor, saçlarına ise ek takılıyor her gün. Gözünde sürme, vücudunda dövmeler, kulağında küpe, ellerinde ise yüzükler var. Film bitip, normal hayata döndüğünde nasıl hissedeceksin kendini?

B.Ö: Çıplak herhalde. Her gün bu ihtişamı yaşadıktan sonra iyice havaya girdim. gibi dolanıyorum ortalarda. Bu iş bitince hiçbir şey yapamayacakmış gibi geliyor bazen.

- Sinemaya devam edecek misin?

B.Ö: Entelektüel camia beni çok tutmaz. Genelde halk işi işler yaparım çünkü. Sinemada beni kabullenmeleri, iyi iş yapmış demeleri, zor gibi geliyor bana. En büyük dezavantajım popüler olmam. Halk beğenebilir, inşallah da beğenirler, ama eleştiriler ne yönde olur bilemem tabii. Olumlu eleştiriler alır ve iyi bir iş çıkardığıma inanırsam sadece komedide değil, dramlarda, romantik filmlerde de rol almak isterim.

- Çoğumuzun Karagöz ile ilgili bilgileri gölge oyununda gördüklerimizle sınırlı. Sizin Karagöz’ünüz nasıl, anlatır mısınız bize?

Haluk Bilginer: Karagöz 40’lı yaşlarında bir çocuk. Anasıyla doğduğundan beri göçüyor. O çakmış, bu çırpmış, hayatı yollarda geçmiş. Şehir kurnazlığı yok. Şehirlinin üçkağıdı ile karşılaşınca kırılıyor, kızıyor. Ama böyle bir olay sonrasında ’la kan kardeş oluyorlar. Maskeleri yok, ne hissediyorsa onu söylüyor. Bu özü sözü bir adam şehirdekilere ilginç geliyor.

- Uzun bir süre için hazırlandınız, ancak Ata Demirer projeden ayrılınca Karagöz’ü oynamak istediniz. Pişman mısınız?

H.B: Hayır, aksine bence çok yerinde bir karar oldu. Kendi dışımda bir şey yapma imkanı doğdu böylece. oynarsam, Firuze’deki Hayri’ye benzeme tehlikesi vardı. Kızamadığınız sevimli bir üçkağıtçı. Ters bir şey yapmak, benim için de bir meydan okumaydı açıkçası.

- Karagöz ve Hacıvat’ı film boyunca gölge oyunundan alışık olduğumuz kıyafetlerle göremeyeceğiz. O cafcaflı kostümlerini filmin sonlarına doğru giyiyorlar.

H.B: Normal kıyafetleri son derece sade. Karagöz gösteri kıyafetlerini giyince rahatsız oluyor zaten. Şalvarlı bir adama simokin giydirmek gibi bir şey bu.

- Çekimler başlamadan önce senaryodaki en komik sahne hangisi diye soruldu, ama şu anda çekimleri neredeyse yarıladınız. Aynı soruya şimdi nasıl cevap verirsiniz?

H.B: Çekimler devam ettikçe olaylar giderek acıklı, dokunaklı bir hal almaya başladı. Hani her cenazede bir gülen, her düğünde bir ağlayan vardır ya, bu öyle bir film olacak. Bazı şeylere hüzünlenirken, aynı zamanda kahkahalarla güleceğiz.

- Karagöz ve ’ı hep kavga ederken hatırlıyoruz. ’ı film boyunca rahat bırakmayacaksınız herhalde?

H.B: Vurdu kırdı, slap stick dediğimiz şey tabii ki bolca var filmde. Sinema perdesine gölge oyununda olamayanları yansıtmak da mümkün üstelik. Karagöz elinde topuzla kovalıyor ’ı. Zamanında o topuzla onlarca adam öldüren Karagöz, annesi kaybolduğunda ağlayabiliyor da. O kadar çocuk bir yanı var.

- Sonunda öldürülmeleri çok acıklı.

H.B: Bu bir sürpriz değil. Biz zaten biliyoruz, seyirci de bunu bilerek gidiyor. Efsanede cami inşaatını geciktirdikleri için öldükleri söylenir. Burada durum biraz daha farklı. Cami inşaatı bahane, asıl birilerinin ayağına bastıkları için öldürülüyorlar.

- Filmde farklı bir dil konuşuyorsunuz. Anlaşılmama gibi bir durum söz konusu olur mu sizce?

H.B: Kesinlikle hayır. Fazla değişiklik yapmadık ama ortaya farklı ve sevimli bir dil çıktı. Bu da bizim 21. yüzyıldan uzaklaşıp, eskiye yaklaşmamıza olanak sağladı.

- Bu durum doğaçlama yapmanızı engelliyor olabilir mi?

H.B: Biz bu dile o kadar alıştık ki, kendi aramızda bile böyle konuşuyoruz artık. karşım geçip, ‘Karagöz ne yapıyorsun?’ dese hiçbir şey gelmez aklıma. Ama ‘Karagözüm napirsen?’ deyince alıp başımı gidiyorum.

- ıt, sizin bu filmde olmanızın onu çok rahatlattığını söylüyor. Siz nasıl buluyorsunuz kendisini?

H.B: Daha iyi bir seçim olamazdı diye düşünüyorum. oturdu bu role. Ve gerçekten iyi bir performans çıkarıyor.

Beyaz Kıyamet

Ağustos 11, 2008

“Roman, Türkiye Cumhuriyeti’nin Atatürk’le başlayan yeniden doğuşundan sonraki bir yüzyıllık sürecinin son otuz yılını anlatmaktadır.” Çanakkale’de dersini alan düşman, Kurtuluş Savaşı’nda ikinci dersini de alınca bu milleti savaşla yıkamayacağını anlamış, iç kargaşayla Cumhuriyeti yıkmaya yönelmiştir. Bu roman, 2019 yılına kadar Dünyada ve Türkiye’de olacak gelişmeleri, geçmişin bugünlere kadar taşıdığı parçalarını kurgulayarak ortaya çıkarmaya çalışmıştır. Kitaptaki olayları yorumlarken, elbette hayal ürünü diyeceğiniz kısımlar olacaktır. Fakat daha düne kadar düşünsel kurgu diye nitelendirilenler bugün gerçek olarak karşımızda duruyor. Türkiye şimdiye kadar meydana gelen bütün olaylara hazırlıksız yakalandı. Amacımız bundan sonra geleceğe yelken açarak önümüze çıkacak engellere karşı hazırlık olmaktır. - Bilal Civelek

Yayınevi : Sonsuz Kitap
Dizisi : Roman Dizisi
Yazarı : Bilal CİVELEK
Fiyatı : 10. YTL
Basım Yeri / Tarihi : İstanbul / 2006 - Aralık

“Beyazla çalışkanlığın buluştuğu kent: Denizli”

Ağustos 11, 2008

Termal su kaynakları ve tarihi kalıntıları ile eşsiz bir güzelliğe sahip olan , şaşırtıcı tarihi ve doğal değerleriyle dünyaca tanınıyor. Efsaneleri ve antik çağlardan gelen kültürel değerleri kentin zenginlikleri…

Tekstili, el sanatları açısından da önemli bir yere sahip olan ’nin çalışkan halkı, turistik değerlerle yetinmemiş; ticari alanda da gelişim sağlamış. Akdeniz Bölgesi’ne gelen çok sayıda ziyaretçi, iki günlük turlarla Pamukkale’ye gitmeyi ihmal etmiyor. ili, sadece Pamukkale değil, öteki beldeleriyle de dikkat çekici… Ağaçların gölgesindeki Karahayıt ve Vali Çeşmesi’ni görmeden geçmeyin!

Komşuları : Muğla, Aydın, Antalya, Uşak

Aylara göre ortalama sıcaklıklar: (°C)

Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık
0 / 8 3 / 11 6 / 16 10 / 22 13 / 26 17 / 31 20 / 34 22 / 36 16 / 30 12 / 24 6 / 15 4 / 12

Tarihi

, M.Ö.190’larda Bergama Kralı II. Eumenes tarafından kurulmuş. Şehre “Kutsal Şehir” anlamına gelen “Hierapolis” adı verilmiş.

Hellenistik , M.S. 17.yy’da meydana gelen depremle yerle bir olmuş. M.S. 2. ve 3. yy. larında yeniden inşa edilmiş ve Roma stiline bürünmüş. Bilhassa Septimus Seferrus ve Caracalla devrinde Hierapolis altın çağını yaşamış ve Roma senatörlerinin istirahat ettiği sayfiye şehri olmuş.

Bizans egemenliği sırasında Ortodoks geleneklerinin yaşandığı , önemli bir din ve kültür merkezi olarak
saygı görmüş. On iki havariden birinin bu bölgede ölmüş olması, kentin dini değerini arttırmış.

Ulaşım

iline karayolundan ulaşmak çok kolay… Belediye ve Karayolları Müdürlüğü’nün bakımını hiç ihmal etmediği yollar, ziyaretçilerin konforlu bir biçimde ile varmalarını ve il çevresinde gezmelerini sağlıyor. Yol kenarlarında bulunan çok sayıda dinlenme tesisi, temiz ve özenli servisleriyle dikkat çekiyor. İstanbul - arası 649 km… İstanbul’dan ’ye, Seyahat günde 6, Kamil Koç ve Varan birer sefer düzenliyor.

İzmir – arası ise 244 km… Köseoğlu, Pamukkale, Metro Turizm ve Seyahat neredeyse her saat bir, iki il arasında sefer düzenliyor.

Ankara- arası 478 km… Varan, Kamil Koç ve Seyahat iki il arasında sefer düzenliyor. ’de bulunan Çardak Havalimanı sayesinde şehre havayoluyla ulaşmak mümkün…

’ye İstanbul’dan trenle ulaşım imkanı da var. Pamukkale Ekspresi, demiryolu seyahatlerinden hoşlananlar için ideal… Üstelik gece yolculuğu sırasında tren restoranında yemek yeme ve sonrasında koltuğunuzda dinlenme olanağınız bulunuyor.

Sezonu

ve çevresi hemen her mevsimde ziyaret edilebilir. Genellikle Ege Bölgesi’nin ılıman iklimi egemen… Bahar aylarında hem çok kalabalık olmuyor, hem de doğal güzellikler daha çok öne çıkıyor. Sıcaklığın 40 dereceye kadar çıktığı yaz aylarında ise kentte büyük bir hareket var. Dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçiler, alışveriş merkezlerini, tarihi kalıntıları ve tabii ki travertenleri görmek için yarışıyor.

Nerede Ne Var ?

’de, görülmeye değer sayısız yer var. Bu nedenle bölgeye en az bir haftalık zaman ayırmak şart! ’ye 19 km. mesafedeki Pamukkale (Hierapolis) gerçekten büyüleyici…

Tek üzücü yanı, bugün travertenlerin pek de iyi durumda olmaması, doğal dengenin bozulmaya başlaması… Kentte büyük bir hamam kompleksi, su kanalları, tapınak, tiyatro, çeşme ve nekropol kalıntıları bulunuyor. Aziz Phillip’in şehit edildiği yer kabul edilen bölgede bir anıt var.

Pamukkale’nin 5 km. kuzeyindeki Karahayıt köyü ilginç yer şekilleriyle ve kırmızı suyuyla ünlü… Temiz havası ve soğuk su kaynağıyla Vali Çeşmesi dinlenmek için birebir… Suriye Krallığı tarafından kurulmuş olan Apollonia Salbace (Medet Höyüğü) Çal ilçesi yakınlarında… Tanrı Apollon’a adanan Apollon Lermenos Tapınağı Bahadırlar Köyü’nde…

’nin ilçeleri antik kentlerle, ören yerleriyle çevrili. Stadyumu ile Sebastopolis, agorasıyla Dionysopolis, lahitleri ve surlarıyla Tripolis bunlardan bir kaçı. Antik kentlerin çoğu harap durumda; bir kısmının kalıntıları hala toprak altında. Günün birinde toprak altından çıkarılmayı ve ayağa kaldırılmayı bekliyorlar.

Önemli günler ve Festivaller:

Honaz Kiraz Festivali:
Mayıs ayının son ya da Haziran ayının ilk Pazartesi Günü

Yenicekent Üzüm Festivali:
Temmuz’un son haftası

Bağbozumu Şenlikleri:
Çal - Eylül Ayının İlk Haftası

Ne Yenir ?

’nin çevresinde büyük piknik alanları var. Karcı Dağı eteklerinde bulunan Çamlık, piknik için ideal. Çivrili Dinar çevresinde su ürünleri yemek mümkün. Suni gölde yetişen balıklar ve kabuklu deniz böcekleri, civardaki restoranlarda sunuluyor. merkezinde alabalık restoranları var. Et yemekleri yaygın… Çeşit çeşit kebaplar, yöresel sebze yemekleri revaçta. Yöresel mutfağın özelliklerine göre hazırlanan mantının tadına doyum olmuyor. Çamlık Caddesi’nde ev yemekleri yiyebileceğiniz restoranlar mevcut… Akdeniz mutfağının yanısıra, İç Anadolu mutfağı da bu tür yerlerde egemen…

Alışveriş

Tekstil ürünleri açısından bir cennete düştünüz. En iyi kalitede tekstil ürünlerini ’deki çarşılarda bulmanız mümkün. Kentte dev giyim mağazaları var. Deri giyim ve aksesuar, el dokuması halılar ziyaretçilerin gözdeleri arasında… Kentte çok sayıda hediyelik eşya dükkanı var ve siz sadece biblolara mahkum değilsiniz. Sevdiklerinize yumuşacık havulular da götürebilirsiniz. Adase Alışveriş Merkezi gibi yerlerde aradığınız pek çok şeyi bulmanız mümkün…

içindeki bütün büyük mağazalarda kredi kartı geçiyor. Çevrede pek çok ATM ve banka var. Döviz bürosu bulmakta da hiç sıkıntı çekmiyorsunuz.

Sağlık

’de yaz ayları hava sıcaklığının çok yükselmesi sorun yaratabiliyor. Güneş çarpmalarına karşı tedbirli olmak şart. sınırları içinde çok sayıda resmi ve özel sağlık kuruluşu var. Devlet Hastanesi, SSK Hastanesi büyük sağlık kuruluşlarından… Bütün beldelerde sağlık ocağı mevcut. Her adım başı bir eczaneye rastlamanız da kentin olumlu özelliklerinden biri…

Çocuklarla Tatil

çocuklarla tatil için çok elverişli bir yer… Doğal güzellikler çocukların hemen ilgisini çekiyor. Sıcak su kaynakları, piknik alanları küçük ziyaretçilerin hoş zaman geçirmesini sağlıyor. Küçükler, güvenli piknik alanlarında gönüllerince koşup oynuyorlar.

’de çocuklara yönelik çok çeşitli ve kaliteli tekstil ürünleri de bulabilir, bunları uygun fiyatlarla satın alabilirsiniz. Ören yerlerinden sıkılan çocuklarla akşam yemeği öncesinde AFM Sineması ya da Belediye Sineması’nda gösterilen filmlerden birine gidebilir, merkezinde alışveriş yapabilirsiniz.

Doğa Sporları

’de özellikle ilkbahar mevsiminde trekking ve doğa yürüyüşleri yapabilirsiniz. Balıkçılık, avcılık yöre halkının da ilgi gösterdiği etkinlikler. Doğa sporlarına elverişli olan yaylalarda, kampçılık da yapılıyor. sınırları içinde sayısız kamp alanı mevcut… Çadırınızı ve uyku tulumunuzu alıp gelebilirsiniz.

Gece Hayatı

’nin gece hayatı ilkbahar, yaz mevsimlerinde hareketli… Barlar Çamlık Caddesi, Kıbrıs Şehitleri Caddesi gibi yerlerde yoğunlaşıyor. Bira çeşitlerinin bol olduğu barlar revaçta… Meyhaneler ve ocakbaşları da lezzet ve eğlenceyi biraraya getiriyor. Büyük otellerdeki diskolar, dans etmeyi sevenlerin uğrak yerleri. Yöredeki üzüm bağlarından gelen üzümlerle yapılan şaraplar da, tadılmaya değer!

Sonraki Sayfa »

Lazer Epilasyon Lazer Epilasyon