Günde 6 gramdan fazla tuz tüketmeyin

Mayıs 31, 2008

Türkiye’de aşırı tuz tüketiminin hipertansiyon ve böbrek hastalığını tetiklediğini belirterek, Günlük tuz tüketimi 6 gramı geçmemeli. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı öğretim üyesi, Hipertansiyon ve Ulusal Böbrek Vakfı Kurucu Başkanı Prof. Dr. Yahya Sağlıker, Türkiye’de aşırı tuz tüketiminin hipertansiyon ve böbrek hastalığını tetiklediğini belirterek, Günlük tuz tüketimi 6 gramı geçmemeli dedi. Dünya Böbrek Haftası kapsamında Hipertansiyon Derneği ve Ulusal Böbrek Vakfı’nca Seyhan Baraj Gölü’nde düzenlenen ‘Bahar Yürüyüşü etkinliğine katılan Prof. Dr. Sağlıker, Türkiye’de 17.5 milyon kişinin hipertansiyon, 5 milyon 600 bin kişinin de şu anda böbrek hastası olduğunu belirtti. Özellikle tuzlu gıdalardan uzak durmak gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Sağlıker, Ülkemizde bir insan ortalama 10- 12 gram arasında tuz tüketiyor. Adana’da ise özellikle kebap ve şalgam sayesinde bu oran 18- 20 gramı buluyor. Mutlaka bu yiyecekleri azaltmak gerekiyor. Bir insan günde 6 gramdan fazla tuz tüketmemeli. Eğer fazla tüketirse böbrek hastalığına davetiye çıkarır. Piyasada sodyumu azaltılmış tuzları ise kişiye böbrek, şeker ve hipertansiyon hastalığı yoksa önerebiliriz. Ancak potasyum seviyesini bilmek gerekiyor. Potasyomun kendisi öldürücü bir madde çünkü diye konuştu. Prof. Dr. Sağlıker, insanların böbrek hastası olmadan 6 ayda bir kan basınçlarını, kolestrolünü ve tansiyonlarının ölçümlerinin yapılmasını önerdi.Türkiye’de hipertansiyon hastalığı nedeniyle nüfusun üçte birinin potansiyel böbrek hastası olmaya aday olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Sağlıker, Hemodiyalize bağlı yaşamanın maliyeti yaklaşık yılda 30 bin YTL. Eğer önlem alınmazsa, böbrek hastalarının maliyetini ABD ekonomisi bile karşılayamaz. Bu, durum işsizlik oranından, doların artmasından da daha önemli diye konuştu. Etkinliğe katılanların kan ve hipertansiyonları ücretsiz olarak ölçüldükten sonra böbrek ve hipertansiyon hastalarıyla birlikte yürüyüş yapıldı. Yürüyüşün ardından, müzik eşliğinde hasta ve yakınları pistte gönüllerince eğlendi.

İyi bir seks hayatı

Mayıs 31, 2008

Fiziksel ihtiyacın, dışında önemli bir psikolojik unsur olarak da görülen seksin, hayatımızdaki olumlu ya da olumsuz etkilerini artık hepimiz biliyoruz. Bu konuda yapılan araştırmalar, iyi bir hayatı olan kişilerin, mutlu ve huzurlu olduğunu ortaya çıkarıyor. Özellikle cinsel yaşamında mutlu olamayan kişilerin, hayattan zevk almakta da güçlük çektikleri belirtilmiş. Hayatımızda büyük bir yer tutan seksin, ne derecede önemli olduğu tartışılırken, uzun süreli ilişkilerde karşılaşılan sorunların çiftleri seksten soğuttuğunun ve yeni arayışlara ittiğinin altını çiziyor.
Her konuda olduğu gibi bu konuda da iki farklı görüş söz konusu… Seksin çok önemli olduğunu iddia edenlerin görüşleriyle, önemli olmadığını savunanların görüşlerini araştırdık. İşte sonuçlar…

önemli çünkü…

, ilişkinizdeki sorunlarınızın en basit nedeni. Hayata bakış açınızı değiştirme gücüne bile sahip olan , mutluluğunuzun ya da asabiyetin de kaynağı aynı zamanda…
“En son ne zaman yaptığımı hatırlamıyorum. Hayatta seksten başka zevkler de var” diyebilirsiniz. Evet, gerçekten de hayatta zevk alabileceğiniz başka şeyler de var. Özellikle sıradan bir ilişkiniz varsa, “başka şeyleri” seksten daha önemli görebilirsiniz. İyi birer arkadaş olabilir ve iki arkadaşın yaptıklarını yaparak mutlu olabilirsiniz. Ancak gerçek cinsel birlikteliğiniz yoksa, “sevgili” olduğunuzu iddia edemezsiniz.
Bir düşünün…. Her gece aynı yatağı paylaştığınız eşinizle yapmıyorsunuz. Ya da yapma sıklığınız yok denecek kadar az. Bu durum, eşinizin ya da sevgilinizin cinsel anlamda, sizi isteyip istemediği şüphesini uyandıracaktır doğal olarak. Sonuç olarak, sıradan, mutsuz, özgüveni sarsılmış bir ruh haline sahip olacaksınız.
Gelelim seksi önemli kılan diğer tezlere… Seksi, sadece çocuk sahibi olmak için geçilen sıradan bir yol olarak görmemek gerekiyor. Çünkü mükemmel bir hayatı olan çiftler, aynı zamanda birbirlerini çok iyi tanıyan çiftlerdir. Yatakta birbirlerini “yakinen” tanıma fırsatı bulan partnerler, ünlük hayattaki sorunlarının üstesinden gelme konusunda daha pratiktirler.
Eğer seksi yok sayarak yaşamaya devam edersiniz, ilişkinizde “zorlanmalar” olduğunun farkına varacaksınız. Bu sorunu görmezden gelip, bu şekilde ilişkinize devam ederseniz de yapacağınız tek şey, “Hayattan zevk alacak başka şeyler de var” demek olacaktır.
Aslında bu telkin, yavaş yavaş birlikte yaşayan iki arkadaşa dönüştüğünüzü, artık bir sevgli hayatı yaşamadığınızın en önemli göstergesi. Çünkü , iletişimin en genel yoludur! Seksin olmadığı bir hayat, sizi bir süre sonra bunalıma sürükleyebilir.
Uzun süreli bir ilişkide hep aynı kişiyle birlikte olmak, sizi sıkmış olabilir. Eğer gerçek sebep buysa, ayrılıp yeni biriyle gizli kalmış tutkularınızı ortaya çıkartmak isteyebilirsiniz.

Önemli değil çünkü…

Herkes hakkında yalan yanlış bir şeyler konuşuyor. Peki gerçekten bu kadar önemli mi? Hayır! Yeni biriyle birlikte olmak, heyecan dolu olduğu kadar, sizin sekste ne kadar iyi olduğunuzun bir kanıtı da olabilir. Ama uzun süreli bir ilişkide her defasında daha iyi olmak zorundasınız. Ancak repertuarınız aynı olduğu sürece yeni parçalar çalamazsınız. “ iyidir, daha çok ise daha iyidir” türü bir mantık bir süre sonra monoton ve sıkıcı bir hayata dönüşecek ve seksten zevk almamaya başlamanıza yol açacaktır.
Uzun süreli bir ilişkide , yıllar önce aldığınız bir elbiseyi her gün giymek zorunda kalmaya benzer! Elbise aynıdır, giyme şekliniz aynıdır. Yeni olan, heyecan verici olan hiçbir şey yoktur. Eğer iyi bir seksin hayatınızda olmasını istiyorsanız, iki tercihiniz var: Ya yeni bir ilişkiye başlarsınız, ya da daha az ama daha iyi yapmayı tercih edersiniz. Birçok çift ikinci yöntemi uyguladıklarını ve faydasını gördüklerini anlatıyor. Sürekli ve monoton olmayan, zorunluluk ve alışkanlık haline gelmeyen , sizi heyecanlandırmaya devam edecektir.

Ortamına göre etkile

Mayıs 31, 2008

Sinema: İlk buluşma için pek uygun sayılmaz. Ne de olsa film başlar başlamaz ağzınızı kapamak zorunda kalırsınız. Ancak uzun süre yan yana oturacağınızdan, olumlu elektrik alıp almadığını anlaman için iyi bir fırsat olabilir. Bu arada filmin türüne göre birbirinize dokunma şansını da elde edebilirsiniz. Eğer bu bir korku filmiyse, ona sarılmanı hiç de ters karşılamayacak aksine hoşuna gidecektir. Ama sakın durumu abartayım deme!

Nelere dikkat etmelisin?
Filmden hoşlanmasan bile bunu belli etmemen yerinde olur..

Sonraki Sayfa »

Lazer Epilasyon Lazer Epilasyon