Ah şu kıskanç erkekler!

Ekim 2, 2007


Kıskançlığın aşırısı kesinlikle aşka zarar bir duygu… Dahası sevdiğimiz insanı incittiği, huzursuz kıldığı ve hayal kırıklığına uğrattığı da bir gerçek. Erkekler ise çoğu zaman kontrol altına alınması hayli güç ve gayet tehlikeli kıskançlık krizlerine kapılabiliyorlar. Bu durumda kıskançlığının türünü, nedenini ve çözümünü düşünmek, mantıklı gerekçeler varsa yardımcı olmak da biz kadınlara düşüyor. Emin olun, kadının fendi kıskanç erkeği yeniyor!

Ünlü ressam Edvard Munch; “Kıskançlık kaybetme korkusu değil, aslında paylaşma korkusudur” diyor. Bunun bir adım ötesine geçersek, kendine güvenmeme durumunun dışavurumu olarak da nitelendirebiliriz kıskançlığı.

‘Seven insan kıskanır’ klişesinin artık ’seven insan güvenir’ şeklinde yenilenmesi gereken günümüzde, erkeğin kıskançlığının yoğunluğunu bize karşı hissettiği sevginin yoğunluğu olarak almamamız gerekiyor. Zira değer veren, karşısındakini önemseyen kişilerin yerli yersiz paranoyalara kapılarak karşısındakini incitmeyeceği bir gerçek! Kıskançlık her ne kadar kişinin içinde var olan bir duygu olsa ve bilinçaltında filizlense de, onu dengelemek elimizde. Ancak erkekler yapıları itibariyle mantıklarını devreye sokmakta kadınlar kadar başarılı değiller. Dahası kıskanç erkeklerin de kendi aralarında farklı tipleri, gösterdiği farklı reaksiyonlar ve onu kıskançlığa iten farklı nedenleri var. İlişkinin başlangıcında söz konusu ayrıntıları iyi bilmeniz, hayatınıza dahil edeceğiniz erkeğin kıskançlığını yenmesinde ona daha kolay yardımcı olmanızı sağlayacaktır. İşte kıskanç erkek tipleri ve yapmanız gerekenler…

Bencil

Neden kıskanır?

Bencildir… Sizi paylaşmak istemez ve ilginizi başkalarına yönelttiğiniz her defasında usta manevralarla sizi incitmenin bir yolunu bulacaktır. Kıskançlığını açık bir şekilde itiraf etmesine ya da o anda reaksiyon göstermesine de gerek yoktur. Kimi zaman giydikleriniz, kimi zaman makyajınız, kimi zaman özenle hazırladığınız yemek dahi eleştiri oklarından nasibini alacaktır.

Problemi

Problemi yok! Hatta aksine gösterdiği tepkiler gayet mantıklı olarak da kabul edilebilir. Geçmişte ihanete, hayal kırıklığına uğrayan ya da ailesi tarafından bir hayli gözetilen erkeklerin, ilişkilerine ve birlikte oldukları kişilere yaklaşımında bu tarz bencilce kıskançlıkların olması kaçınılmazdır. Ancak buradaki bencilliğin kabul edilebilir bir neden sonuç reaksiyonu vardır. Dolayısıyla; ona yardımcı olursanız, bu kıskançlığı yenecektir. Zaten özde dengeli bir insan olduğu için patolojik kıskançlıklar ciddi krizler oluşturmayacaktır.

Nasıl sakinleştirebilirsiniz?

İhtiyacınız olan sadece zaman… Her şeyi zamana bırakmalı ve sizi iyice tanıyıp, güvenmesine çalışmalısınız. Bu tarz erkekler ilişkinin başlangıcında size son derece tedirgin yaklaşırlar, ancak ilişki devam ettikçe güven duyguları da artacaktır. Her aşık erkek gibi sizden karşılık bekleyeceklerdir. Diğer bir yandan kıskançlığını, ona saygı göstermeniz için bir araç olarak da kullanacaklardır.

Kendine güvensiz

Neden kıskanır?

Başkalarının ondan daha iyi olabileceği endişesini sürekli taşır ve bu da onu kıskançlığa iten en büyük etkenlerden biridir. Bu nedenle iş, okul ya da hobi arkadaşlarınızı mütemadiyen kendisiyle kıyaslayacaktır.

Problemi

İçten içe değersiz biri olduğunu düşünür ve çoğunlukla kendine onunla neden birlikte olduğunuzu sorar. Bunun nedeni sizi hak etmediğine inanmasıdır. Kendine güvensizliğinin nedeni ise genellikle çocukluğuna dayanır. Çocukluğunda ebeveynlerinin kayıtsız şartsız sevgisinden yararlanma ihtiyacı duymuş, ancak bunu yeterince hissedemediği için kendine olan güveni azalmıştır. Yine aynı şekilde çocukluğunda mütemadiyen eleştirildiği için yetişkinlikte yaşadığı ilişkilerde de karşı tarafın gözünde kendini yetersiz hissedecektir. Bu da kıskançlığın kapısını aralar. Çevrenizdeki herhangi bir erkeğin kendisinden daha ilginç bir kişilik çizdiğini düşündüğü anda sizi sorguya çekmekten kaçınmaz. Hemen hayal kırıklığına uğrar ve üzülür… Hatta onun bu üzüntüsü yerini kızgınlığa bırakınca ancak duvara atılan bil tekme veya kırılan bir eşya onu sakinleştirebilir.

Nasıl sakinleştirebilirsiniz?

Tek bir yolu var! Ona değer verdiğinizi hissettirmek… Ona fazla ilgi göstermekten asla çekinmeyin çünkü bu ilgiden hiç sıkılmayacak, şımarmayacak ve çok daha uyumlu bir erkek halini alacaktır. Sosyal hayatınız dahilinde, gittiğiniz her etkinlikte mutlaka yanında olun ve önceliği ona tanıyın. Nasıl denir; ‘Aslında her erkek bir çocuktur.’

Bağımlı

Neden kıskanır?

Onu güvensizliğe, dolayısıyla da kıskançlığa iten en önemli unsur sizin yokluğunuz olacaktır. Attığı her adımda onu destekleyecek, yüreklendirecek ya da heyecanlarını paylaşacak bir kadına ihtiyacı vardır. Kısacası; tamamlanma ihtiyacı hisseder. Arkadaşları, dostları olması da bu durumu değiştirmeyecektir. Bağımlı erkekler, yaşadıkları aşk ilişkisini bir tür i evlilik olarak görürler ve destek beklerler. Dışlandığını hissettiği her an kıskançlığı artacaktır.

Problemi

Ne zaman sırtını size dönse içten içe hep terk edileceği korkusu yaşar. Kendisine yakın, potansiyel rakiplerden korkmaz. Daha çok sizin onun parmaklarınızın arasından kaçmanızdan korkar. Buradan yola çıkarak onun sizin çevrenizi saranlara karşı açık bir kıskançlık beslediğini söyleyebiliriz. Pazar günleri birlikte sinemaya gittiğiniz ablanız, gündüz beraber çalıştığınız iş arkadaşınız, çok sevdiğiniz komşunuz dahi bu listenin içinde yer alabilir. Bir gün gelir aşkının hiçe sayılmasından korkar. İçten içe hala annesine bağımlıdır ve hayatındaki kadın, da şu ya da bu şekilde anne modeli arar. Yaşadığı sorun, anne ve babasının o küçük yaşlardayken boyanmasından da kaynaklanabilir. Başlarda kıskançlığım saptamak çok zordur çünkü çok dikkatli, Kibardır, düşüncelidir… Dikkatli olması gereken taraf sizsiniz. Eğer sınırı geçerse dikkat! Bu nedenle de size sürekli soru soracaktır. Sabırlı olmalısınız!

Nasıl sakinleştirebilirsiniz?

Çoğu zaman kıskançlıklarını dikkate dahi almayın! Onun bitmek tükenmek bilmeyen sorularına cevap vermek zorunda da değilsiniz. Üstelik verdiğiniz cevaplarla da tatmin olmayacaktır. Ancak ona sorularına neden cevap vermek istemediğinizi söylemeyi ihmal etmeyin ve sabırlı olun. Sorularının çok gereksiz olduğunu, size güvenebileceğini mutlaka defalarca yenilemelisiniz. Diğer kıskançlık durumlarında da olduğu gibi, onu aşka boğarak huzursuzluğunu giderebilirsiniz. Bunu yapmazsanız kıışku1annda haklı olduğunu düşünmeye başlayabilir.

Sadakatsiz

Neden kıskanır

Rekabet içine girmekten hiç hoşlanmaz çünkü eninde sonunda istediği kadını elde edebileceğini gayet iyi bilir. İşin sırrı da ısrarcı olmasıdır! Hiçbir kadının ısrara ve esprili bir yaklaşıma kayıtsız kalamayacağını iyi bildiği için sizin de bir başka erkek tarafından bu şekilde baştan çıkarılmanızdan endişelenir. Ajandanızdaki tüm boşlukların sizin onu aldatmanız için iyi birer fırsat olduğunu düşünür. Çünkü zaten kendisi de kadınların ajandalarındaki boşlukları kovalar!

Problemi

En büyük korkularından biri; sizin başkalarının yaşadığı zevk boyutunu merak etmeniz ve karşılaştırmalar yapmanızdır. Aslında bu tepki çok da garip karşılanacak bir tepki değil, ancak bu bir saplantı halini alırsa ve bütün zamanını suçu sizin üzerinize atmanın yollarını arayarak geçirirse yaşadığı kıskançlık ciddi bir sendroma dönüşüyor demektir. Büyük bir ihtimalle; geçmişte annesinin başka bir erkeğe aşık olması ve babasını terk etmesi onu bu çıkmaza sürüklemiştir. Eğer başka kadınlarla ilgileniyor ve daha sonra size tavsiyelerde bulunarak garip davranışlar sergiliyorsa, geçmişte yaşadıklarını göz önünde bulundurmalısınız.

Nasıl sakinleştirebilirsiniz?

Öncelikle davranışlarınızı değiştirmemeye özen gösterin. Size her ne kadar mantıklı gelse de kimi zaman isteklerine karşı çıkın. Her zaman onun aşık olduğu sosyal ve yaşam dolu kadın olamayacağınızı ve zaman içinde herkesin yaşadığı tecrübelerin uzantılarını sergileyeceğini anlatın. Ayrıca sosyal yaşam dahilinde katılmanız gereken mecburi resepsiyonların ya da arkadaşlarınıza, ailenize ayırdığınız zamanın onu aldatmanıza neden olmayacağını da bilmesi gerekir. Bunun yanı sıra sadakatsizliklerinin de ondan uzaklaşmanızı hızlandıracağını bilmeli. Öyle ya, kendi sadık değilken sizden sadık kalmanızı nasıl bekleyebilir ki?

Asabi

Neden kıskanır?

Patlamaya hazır bir bombadır! Onun için ‘patolojik bir vakadır’ da diyebiliriz. Ona göre yaşanan ilişkilerde bir cellat bir de kurban vardır. Kurban durumuna düşmemek için de her şeyi kontrol altında tutmaya çalışır. Çoğu zaman maço ve gayet kaba kıskançlık gösterileri sergiler. Bu kıskançlıkIarını da beraber olduğu kadını sahiplendiği gerekçesine dayandırır.

Problemi

Yetiştiriliş tarzı, küçük yaşlarda hayata atılmak ve zamanından önce tecrübe sahibi olmak, benmerkezci kişilik yapısı ya da en uç noktada ise tüm maço tavırlarına rağmen hemcinslerine karşı hissettiği ilgi ve alaka zaman içinde kıskançlıkla dışa vurduğu bir tür deşarj olma yöntemi haline gelebilir. Oldukça sevimsiz, kırıcı, hatta aşağılayıcı dahi olabilir. Kimi zaman şiddete de başvurabilir. Oynadığı oyunu hiçbir zaman saklamaz. İlişkinin başından sonuna kadar olduğu gibi hareket eder. Eğer bunun farkında değilseniz, kendinize güveniniz o kadar az demektir ki bu da aşkı ve sahip olma duygusunu birbirine karıştırıyorsunuz demektir.

Nasıl sakinleştirebilirsiniz?

Ondan kaçın! Hiçbir şey ve hiç kimse öfkelendiği anda onu sakinleştiremez. Gerçeklikten o denli uzaklaşmıştır ki tepkileri tamamen bilinçdışıdır. Eğer terapiste gitmeyi kabul ederse, onu kesinlikle destekleyin. Ancak reddederse, ilişkinizi noktalayın. Siz medeni, sevgi dolu, size ve düşüncelerinize saygı gösterecek, sizi incitmeyecek birini hak ediyorsunuz.

Benden önceki kadın

Ekim 2, 2007


Güç sizde

İlk olarak sevgilinize, içiniz içinizi yese de hatta tırnak yeme gibi önceden sahip olmadığınız tikler geliştirseniz de, bu durumla başa çıkabileceğinizi ve güçlü olduğunuzu, önemsemez tavırlarınızla ispatlayın. Önemsemez dediysek, eski sevgilisiyle, ölüm kalım bile olsa görüşmemesi ve onun artık adı üstünde “eski sevgili” olduğu konusunda otoritenizi göstermeyi sakın unutmayın.

Takip edin

Eski sevgiliyi tanıyan bir ortak arkadaş, size bu konuda yardımcı olabilir. Onun, sevgilinizi çıldırtan, hatta ayrılmalarına neden olan davranışlarıyla ilgili detayları iyice öğrenin. Onun hatalarının farkına varın ve aksine davranın. Mesela, o sevgilinizle birlikte olduğu zamanlarda çok baskıcı ve dırdırcı davranıyorsa, siz de onun tam tersi şekilde davranın ki, sevgiliniz sizin kıymetinizi anlasın.

Dırdır edin

Eğer sevgilinizin kafasının etini yiyecek kadar çok arayıp, ona telesekreter mesajları bırakıyorsa, aynen “bu kadın ne kadar gurursuz ve yapışkan böyle” deyin. Kendi hayatını yeniden kuramayacak kadar aciz ve onun sevgilinizin başına dert olmaktan başka bir işe yaramadığını da ekleyin! Bu arada siz de durmadan sevgilinizin telesekreterine ya da cep telefonuna onu sevdiğinize dair mesajlar bırakın.

Koklaşın

Mutluluğunuzu gölgeleyen o kadının, nerede oturduğunu, nerelere takıldığını öğrenin. Sonra da sevgilinizi oralara gitmeye ikna edin. Karşılaştığınız zamanlarda bol bol sevgilinize sarılın. Böylelikle mutlu ve sağlam bir birlikteliğiniz olduğuna inansın.

Dilini mi yuttun?

Ekim 2, 2007


Konuşmak isteyen bir kadın ve suskunluğa gömülen bir erkek… Bu çift size pek yabancı gelmiyordur herhalde. Kadın erkek ilişkilerinin çoğunda durum aynıdır, hatta o kadar aynıdır ki, kadının erkekten çok daha fazla konuştuğu saptaması bilimsel araştırmalara bile konu olmuştur.

Doğaları böyle

Buna göre bir kadının ağzından günde 23 bin kelime çıkarken, erkeğin ağzından en iyi ihtimalle bunun yarısı kadar kelime çıkar.

Dolayısıyla birlikte olduğunuz erkeğin az konuşmasına, özellikle de kritik durumlarda sessiz kalmayı tercih etmesine aranızdaki bir sorun olarak değil, erkek doğasının bir parçası olarak görseniz iyi olur.

Neden erkekler konuşmazlar, neden futbol dışında hiçbir konuda yorum yapmazlar? İşte elimizdeki cevaplardan bazıları…

Zamanlamaları farklı

İşten eve yorgun argın dönen bir kadın oturup gününün nasıl geçtiğiyle ilgili sohbet etmeyi bir yorgunluk olarak görmez. Oysa erkek o esnada tek bir kelime etmeyi bile büyük bir külfet sayar. Yani kadınla erkeğin sohbet konusundaki zamanlaması farklıdır. Aynı şey kavgalar için de geçerli… Kadın olayı patlak verdiği yerde ve zamanda çözmek ister, bunun tek yolunun ise konuşmak olduğunu düşünür. Oysa erkek olayın üzerinden vakit geçmesini, yani ateşin küllenmesini beklemeyi tercih eder.

Büyütmemek için

Burada kötü olay derken kastettiğimiz, sadece kadınla erkek arasındaki tartışmalar değil. Örneğin, ikisi birden trafikteyken öndeki arabanın sürücüsünün abuk sabuk bir hareketine aynı derecede sinirlenseler de kadın o adama iki saat söylenir, oysa erkek bir küfür sallayıp bir daha lafını bile etmez. Erkek böyle bir durumda, kadının her şeyi ne kadar büyüttüğünü bildiği için, kendini bir denge unsuru olarak görür ve sessiz kalarak yatıştırıcı etki yaratmak ister.

Rolleri gereği

Erkeklere küçük yaştan itibaren “erkek adamın” az ve öz konuşması gerektiği öğretilir ve bilinçaltına işleyen bu öğreti çoğu erkeği ileri yaşlarda suskunluğa iter. Erkeğin toplumsal rolünde “karı gibi konuşup karı gibi gülmeye” yer yoktur. O her zaman soğukkanlı ve kontrollü olmak, sorunlar karşısında tepeden bakan bir tavır takınmak zorundadır.

Fırsat verilmediği için

Biz kadınlar konuşma konusundaki önceliği hiç kimseye kaptırmak, lafı kimseye bırakmak istemeyiz. Bu da karşımızdaki erkeklerin zaman zaman duygu ve düşüncelerini ifade etmeyi isteyip de buna fırsat bulamamalarına neden olur. Aceleci davranmak, bir kadının yapabileceği en büyük hatadır.

Sözleri yoktur

Bazen ise durum bu kadar alengirli değildir, işten eve gelen erkek “Günün nasıl geçti canım?” sorusuna “iyi” diye cevap verir ve bunun anlamı gününün iyi geçtiğinden başka bir şey değildir. Onun zaten çok iyi bildiğiniz iş hayatındaki sıradan bir günü anlatmayı gereksiz bulur. Yani erkeğin her susuşunun altında bir mana aramak çok anlamsız ve ayrıca paranoyakça bir tutum…

Erkeklerin ağzından, kadınların yarısı kadar kelime çıkar. Bu onların tabiatında var.

Sonraki Sayfa »

Lazer Epilasyon Lazer Epilasyon